Merhaba eski dostum;
Yine anlayamadıklarımızın, biraz olsun anlamışsak da anlatamayacaklarımızın arifesindeyiz. Ve yine seninleyim. Tilki ve kürkçü dükkanı gibi dönüp dönüp geliyorum.
Hiç çözemedim biliyor musun ne istediğini. Amacı neydi? Neden bir adım attı? Neden geri gitti? Biryerlerde yanlış mı yaptım? Acaba ben bunu haketmiyor muyum? Ben mi çok iyi niyetliyim? İnsanlar mı fesatlar? Yoksa etrafımı art niyetliler sarmış da ben mi görmemişim? Aman Allahım!!! Çok mu safım acaba herkesi kendim gibi mi düşünüyorum? Sorarım sana yanlış mıdır insanlara kalbini açmak, onlara birşeyler katmak ,onlardan birşeyler almak istemek yanlış mı? Hayır mutlu olmak istemek bu kadar mı kötü birşey? Kimsenin mutluluğunu çalmıyorsun ki. Hırsızlık değil, kimsenin hakkını gasp etmiyorsun. Sadece birşeyler koyup emek harcayıp küçük tatlardan büyük hazlar yaratmaya çalışıyorsun bir aşçı gibi. Bunda ne kötülük olabilir ki!
...
Sorular zihnimde dönüp duruyor. Kafamda kocaman soru işaretleri var hepsi birbirini kovalıyor

Anlayamadıklarım böyle devam ediyor. Bunları bir kaç cümleye sığdırabilmeyi başarsam sanki iyi olacak ama malesef lafı uzatmayı çok seven biri olarak bunu başaramayacağım ve hiç bir zaman da geçip karşısına sormayacağım. Çok güzel bir hayal kurmuştum ve o kadar yaklaşmıştım ki. Ama bitti!
Neyse ki dostum sen varsın. Ben en azından kendime sakladıklarımdan sana da ayırıyorum...
Tekrar görüşmek üzere...
Hoşçakal...
Haa bu arada unutmadan bu gecenin en derin şarkısı Bu Su Hiç Durmaz...