Önce geldiniz sonra teker teker gittiniz. Kimdiniz? Yaşadığınız en fazla bir haftada ne öğrendiniz bizlerden? Güneş içinizi ısıttığında mı gerçek duygularınız olduğunu fark ettiniz? Bizi niye bu kadar çok sevdiniz?

Çok basit:gerçek sevgiye muhtaçtınız çünkü,açtınız. İçiniz sımsıcakken sevgiyi tatmak istediniz.
Poyrazda üşüdünüz,oysa bilmezdiniz ki onun bizim dert babamız olduğunu. Uzun uzun şarkılarla uzun uzun geceler geçirdik biz onunla. Hüzünlerimizi paylaştık en çok. Lodos gibi yalancı rüzgar değildir hem;terletip hasta etmez,kandırmaz. En yakın dostumuzdur o.
Belki de sıcak ilişkilerimiz kandırdı sizi. Alınlarınızda yazmasa da her halinizden belliydi gerçek birer yaşamınızın olmadığı. Bizim yanımız sığınaktı sizler için. En yakın arkadaşınızın aşkına aşık oldunuz. İşte o gün emin oldum sizin de diğerlerinden farklı olmadığınıza...
Şöyle dönüp bir baktım da; ay ışığında söylenen şarkılar,sohbetler,duygular,hüzünler... Hepsi Yalanmış... Ne acıdır ki...
Duygularınızı alan o koca şehrin neyiydi ?
Siz yalan olmuşsunuz artık koskoca bir yalan... Yazık...
