Pano Anasayfası

Lavinya.Net Panolar


Yazar Mesaj

Lavinya.Net Panolar : Sanatsal  :  Can Yücel

fd_dincer
TarihTarih: Cumartesi, Mart 29, 2008 11:40
MesajMesaj konusu: Can Yücel
Üye Üye
Yaş: 21 Burçlar: Akrep Meslek/Sektör: Öğrenci Şehir: Yurt Dışı Kayıt: 15 Nisan 2006 Mesajlar: 207
BULUŞMAK ÜZERE



Diyelim yağmura tutuldun bir gün

Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek

Öbür yanda güneş kendi keyfinde

Ne de olsa yaz yağmuru

Pırıl pırıl düşüyor damlalar

Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın

Dar attın kendini karşı evin sundurmasına

İşte o evin kapısında bulacaksın beni



Diyelim için çekti bir sabah vakti

Erkenceden denize gireyim dedin

Kulaç attıkça sen

Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan

Ege denizi bu efendi deniz

Seslenmiyor

Derken bi de dibe dalayım diyorsun

İçine doğdu belki de

İşte çil çil koşuşan balıklar

Lapinalar gümüşler var ya

Eylim eylim salınan yosunlar

Onların arasında bulacaksın beni



Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya

Çakmak çakmak gözleri

Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı

Herkes orda sen de ordasın

Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından

Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim

Özgürlüğe mutluluğa doğru

Her işin başında sevgi diyor

Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili

Bi de başını çeviriyorsun ki

Yanında ben varım Exclamation

fd_dincer
TarihTarih: Cumartesi, Mayıs 17, 2008 10:39
MesajMesaj konusu: Re: Can Yücel
Üye Üye
Yaş: 21 Burçlar: Akrep Meslek/Sektör: Öğrenci Şehir: Yurt Dışı Kayıt: 15 Nisan 2006 Mesajlar: 207
En uzak mesafe
ne Afrika'dır,
ne Çin,
ne Hindistan,
ne seyyareler,
ne de yıldızlar geceleri ışıldayan...
En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir birbirini anlamayan.....

Can Yücel

fd_dincer
TarihTarih: Perşembe, Haziran 12, 2008 20:01
MesajMesaj konusu: Re: Can Yücel
Üye Üye
Yaş: 21 Burçlar: Akrep Meslek/Sektör: Öğrenci Şehir: Yurt Dışı Kayıt: 15 Nisan 2006 Mesajlar: 207
DEMİN

Kasvet, elinde bir paslı makas,
İstanbul'un asma köprülerini kesti.
Sevdamızın ipinde cirit oynayan cambaz
Şimdi bir kör satırdır içimizde.
Ha düşer,
Ha düşer,
Ha düşer...
Başımızın üstünde demin gülüp duran gökyüzü
Yedekte bir salapurya şimdi

CAN YÜCEL

fd_dincer
TarihTarih: Perşembe, Haziran 12, 2008 20:07
MesajMesaj konusu: Re: Can Yücel
Üye Üye
Yaş: 21 Burçlar: Akrep Meslek/Sektör: Öğrenci Şehir: Yurt Dışı Kayıt: 15 Nisan 2006 Mesajlar: 207
EĞER

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.

Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer.

Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
ya canım ellerini tutmak isterse...

Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!

CAN YÜCEL

fd_dincer
TarihTarih: Perşembe, Haziran 12, 2008 20:14
MesajMesaj konusu: Re: Can Yücel
Üye Üye
Yaş: 21 Burçlar: Akrep Meslek/Sektör: Öğrenci Şehir: Yurt Dışı Kayıt: 15 Nisan 2006 Mesajlar: 207
BIR CIN SIIRI
(7.yy)


Davaci zengin,davali yoksulsa
Zenginden yana isler yasa

Davaci yoksul,davali zenginse
Davalida kalir yine nizali arsa

Davaci da davali da zenginse davada
Özür diler cekilir aradan kadi

Davaci da davali da yoksulsa,bak,
Sade o zaman iste yerin bulur hak

CAN YUCEL

pyrazine
TarihTarih: Cuma, Haziran 13, 2008 08:44
MesajMesaj konusu: Re: Can Yücel
Üye Üye
Yaş: 26 Burçlar: Yay Meslek/Sektör: Öğrenci Kayıt: 14 Şubat 2006 Mesajlar: 334
güzel bir şiir. paylaştıpın için teşekkürler.

berraknil
TarihTarih: Cuma, Haziran 13, 2008 16:36
MesajMesaj konusu: Re: Can Yücel
Üye Üye
Yaş: 21 Burçlar: İkizler Meslek/Sektör: Öğrenci Şehir: Tekirdağ Kayıt: 09 Haziran 2008 Mesajlar: 30
HERŞEY SENDE GİZLİ

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...

CAN YÜCEL

fd_dincer
TarihTarih: Perşembe, Temmuz 17, 2008 00:05
MesajMesaj konusu: Re: Can Yücel
Üye Üye
Yaş: 21 Burçlar: Akrep Meslek/Sektör: Öğrenci Şehir: Yurt Dışı Kayıt: 15 Nisan 2006 Mesajlar: 207
Hayatta ben en çok babamı sevdim.
Hayatta ben en çok babamı sevdim.
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpı bacaklarıyla – ha düştü, ha düşecek –
Nasıl koşarsa ardından bir devin,
O çapkın babamı ben öyle sevdim.

Bilmezdi ki oturduğumuz semti,
Geldi mi de gidici – hep, hepp acele işi! –
Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi.
Atlastan bakardım nereye gitti,
Öyle öyle ezber ettim gurbeti.

Sevinçten uçardım hasta oldum mu,
40’ı geçerse ateş, çağ’rırlar İstanbul’a,
Bi helallaşmak ister elbet, diğ’mi, oğluyla!
Tifoyken başardım bu aşk oy’nunu,
Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu.

En son teftişine çıkana değin
Koştururken ardından o uçmaktaki devin,
Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar için
Açıldı nefesim, fikrim, canevim.
Hayatta ben en çok babamı sevdim.

Can Yücel

fd_dincer
TarihTarih: Perşembe, Temmuz 17, 2008 00:10
MesajMesaj konusu: Re: Can Yücel
Üye Üye
Yaş: 21 Burçlar: Akrep Meslek/Sektör: Öğrenci Şehir: Yurt Dışı Kayıt: 15 Nisan 2006 Mesajlar: 207
Go home hacı go home



Hişt hacı yaylan bakalım

Closed dedik be adam

Pazdos c'est fini

Başını bekley'cek değiliz a sabaha kadar

Uyan bre taş arabası

Gözünü seveyim çileden çıkarma beni

Go home hacı go home

Aman beyim alah razı olsun senden

Bişeyler söyle şu dürzüye

Kanımı kuruttu iki saattir

Ne

Asansöre mi binmiş dedin

Fırt inip fırt çıkıyormuş

Hay yedi kat yerin dibine geçsin

Yıl oldu bu masaya çörekleneli

Waiter aşağı waiter yukarı

Bir buçuk şise viski yuvarladı en azından

Külahıma anlatsın o bu palavraları

Yok efendim buralarda değilmiş kendisi

Memleketindeymiş

New York mu ne karın ağrısıysa

Yüz katlı bir binadaymış

Asansörcülük edermiş

Üstünde kırmızı yelek

Altında siyah pantol

On saattir nöbetteymiş de

Geberiyormuş uykusuzluktan

İne çıka zifire kararmış

Kara su inmiş ayaklarına

Yediği naneye bak

Beni de patron sanmış

Hiç güleceğim yoktu beyim

Sahi korkmuş mu herif

Ya kovarsa beni diyor ha

İş başında uyumasın itoğlu

Kovarım tabiy

Evde karısı varmış bekleyen

İki de oğlan çocuğu

Öyleyse aklın nerdeydi ulan

Edebinle çalışaydın

Siz söyleyin beyim öyle di'mi yani

Allah layığını versin beyim

Herif sahiden korkuyor benden



Hadi hacı yürü bakalım

Bırak bu patron polimlerini

Öyle ötlek ötlek bakma yüzüme

Ha şöyle dayan koluma doğrul

Ben de yorgunum a ziyani yok

Bir de taksi buluruz sana

Ha gayret aslanım ha gayret

Çoğu gitti ayı kaldı

Go home hacı go home..

Mesajları göster:  

Tüm saatler GMT +3 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
Yeni Başlık Gönder

Valid xhtml 1.0 Strict code