ben olaya başka bir açıdan bakmak gerektiğine inanıyorum, (yaşlandığımdan mıdır bilinmez, =P ) bizim zamanımızda herşey aşk demek değildi. ama şimdiki gençliği (!) gözlemliyorum da, varsa yoksa aşk, aşık olmak. aşık olmayanlar olmak istiyor, aşkına karşılık bulamayanlar bunalıma giriyor, ölürüm, biterim, taparım'lar vesaireler o kadar çoklaştı ki.. o iki kelimeli sihirli cümleyi söylemek bakkaldan ekmek istemek gibi birşey oldu... aşk herşey değildir ki.. biz bu dünyaya aşık olmaya gelmedik.. ama öncelikli hedef bu olmaya başladı... bir toplumun değer yargıları çok önemlidir. hiç düşündünüz mü? aziz valentin'in icat ettiği(!) bir gün için -14 şubat- o kadar çok reklam, haber vs. yapılıyor ki... o kadar önemli sayılıyor ki bu gün!... peki ya bayramlarımız?? eskisi gibi mi? acımasız bir eleştiri olacak belki ama çoğu kişi bayramları tatile gitmek için, sevgiliyle buluşmak gezmek için, kafa dinlemek için güzel bir fırsat olarak görüyor.. yozlaşıyoruz..

(konuyu dağıttım.. pardon)
bence gurur, biriyle birlikte olduktan sonrta eski sevgiliye dönmekle veya eski sevgilinin onu kabul etmesiyle ilgili değil.. bence bu gurur değil zaten.. bir kişinin haysiyeti (öz saygısı) olmalı... bu işler çocuk oyuncağı değil. malesef artık değer yargısı diye birşey kalmadı toplumumuzun genelinde.. ilişki denilen, aşk, sevgi diye adlandırılan şeyler çok basite indirgeniyor. bencillik had safhada..
insanlar mutlu olmak için mücadele etmek zorundalar ama şu an zoru gören ardına bakmadan gidiyor.. sevgi, aşk emek ister, özveri ister.. ayrılmak yada boşanmak çözüm değil... yeni insanlarda avunmak yada çareyi onlarda bulmak da çözüm değil, yozlaşma getirir sadece.. şu anda olduğu gibi...