<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Türkiye&#8217;de işsizliğin boyutları yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.lavinya.net/blog/2008/05/09/turkiyede-issizligin-boyutlari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.lavinya.net/blog/2008/05/09/turkiyede-issizligin-boyutlari/</link>
	<description>Lavinya.Net Web Günlüğü - Blog - Web teknolojileri ve haberleri, kültür-sanat, edebiyat ve toplum kategorileri altında kişisel görüş, makale ve bilgilerin aktarıldığı web günlüğü.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 18:20:11 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
	<item>
		<title>Yazar: ali</title>
		<link>http://www.lavinya.net/blog/2008/05/09/turkiyede-issizligin-boyutlari/#comment-2140</link>
		<dc:creator>ali</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Oct 2010 13:33:32 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.lavinya.net/blog/?p=100#comment-2140</guid>
		<description>Okulu bitirmeden önce, hemen bitmesini istiyorsunuz. Sizden önce bitirenler boş geziyorlar, belki ben bulurum bir iş diye umut ederek devam ediyorsunuz.

Önce insan birşey anlamıyor, yaz tatili gibi geliyor temmuz, ağustos ayları. Ama kışın gelmesi ve herkesin bir şeyler peşinde koşması ile birlikte sizde de önemli psikolojik değişimler başlıyor. Artık öğrenci değilsiniz, artık çocuk değilsiniz, artık hayata atılmış bir bireysiniz. O güne kadar öğrencisiniz diye size aktarılmayan birçok ailevi sorunu artık yaşamaya başlıyorsunuz. Çevrenizdekilerin size olan tölerans sınırı da artık yavaş yavaş düşüyor. Günler birbirini kovalıyor.

Bankacılık sınavları, polis olsammı fikirleri, sözleşmesli işler, marketlerde kasiyerlik tecrübeleri, hatta ostimde(ankara) amele işleri bile yapıyorsunuz zamanla. O üniversitede derslerine iyi çalışan, sabaha kadar sayfaları ezberleyen o genç, o hayalleri olan genç gitmiş yerine hayatın gerçeklerini yaşayan genç kalmış oluyor. O size verilen hukuk, mesleki eğitim v.b. artık kafanızda önemsiz şeyler olarak beliriyor. Yıldızların gökyüzünde parlaması gibi bir yanıp bir sönüyorlar kafanızın içinde. Devlet memuru olma hayallerinizi Türkiyenin önceden en güvenilir kurumlarından olan kurumlar yıkıyorlar. Artık “hiçbirşey” olduğunuzu düşünmeye başlıyorsunuz.

İnternette cv hazırlama sitelerine bakmak veya google a “işsiz üniversite mezunları” yazdığınızda gelen şu yazı sizi daha da sinirlendiriyor.
http://www.tumgazeteler.com/?a=870688 sitesinde olan yazı kafanızı bozmaya kesinllikle aday bir yazı. Hangi ülkede olmuş bu araştırma? `Üniversite mezunu işsizler tembellik yapıp iş tekliflerini geri çeviriyorlar…” Kim geri çeviriyormuş? Ben ameleliğe bile arkadaş torpili ile girerken hangi işi geri çevirebileceğim? Hadi ben Ankara üniversitesinden mezun oldum. Orada Anadolu üniversitelerinden mezun olanlar var. Onların esamesi bile okunmuyor maalesef iş çevrelerinde. Biz mi enayiğiz, bu adamlar mı akıllılar?

Tuzu kuru olanların ötmesi kolay tabiki. Bir yol ile iş bulmuş arkadaşınız bile sizi beğenmemeye başlıyor zamanla. Çıkrıkçılar yokuşundan bile alışveriş yapmak için bir hafta dışarıya çıkamıyorum , param olmadığı için. Concon şeyler ile uğraşıyor ülkemiz. Bizim derdimizden anlayan yok.

Hiçbir siyasi görüşüm yok. Siyasi olarak anarşist fikirliyim bile diyebilirim. İstanbul a 3. köprü yapılması düşünülüyor. Bakıyorum eylemcilerin hepsi sol görüşlü kişiler. Pelin batu adlı mavi gözlü kızda en önlerde her eylemde olduğu gibi. İstanbulun trafik durumu içler acısı. İlk köprü yapılırken de bağırdılar.Şimdi de bağırıyorlar. Nereden gideceksiniz kardeşim yarın öbür gün? Bunlar ile uğraşıyor ülkemiz. Herşeyde bağırıp eylem yapmalar. Ben Atatürkçüyüm diyerek Çankayada lüks evlerinin balkonunda viski eşliğinde ülke kurtarmalar. Diğer tarafta gökçek denen adamın ankaranın anasını ağlatması yıllardan beridir. Üniversite gençliğine yaşama hakkı vermiyorlar. Her yerde en kötü yemek 5 lira idi bizim öğrenciliğimizde. 300 lira eder aya vurduğun zaman.(Günde iki kere yediğinizi düşünün en azından)Öğrenciye veriyorsun 200 lira burs veya harç aynı miktar zaten.Öğrencilik bitti, bütün sosyal imkanların bitti hadi git 10 milyar kredi borcunu öde. Askere git 9-12 ay tek tip şekilde. Ben hayatımı sınavlar ile geçirirken, orada kahvede pişpirik oynayan adamlar ile aynı hakka sahip oluyorum. Buna itiraz ettiğim zaman da vatan haini yaptası yiyiyoruz. Benim aileme kim bakacak 12 ay boyunca? Kim benim asker harçlığımı düşünecek? Kim benim o sürede bulabileceğim hayatımın fırsatlarınının telafisini verecek? Ben bu şartlar içinde yaşamak için mi 16 sene öğrencilik hayatı yaşadım? Beni neden eğitti ailem. Ülkem ne verdi ki bana? Hiçbirşey.Benden ama hayatımı istiyor karşılığında.

Bizim kpss de hakkımız yendi, bizi referandum işine alet ettiler, referandum bitti herkes sustu. İşsizlik hat safhada, ülkemizde zenginlerin sayısı artmış, ne yapayım ben birkaç daha kodaman artmış ise. Gidin Batıkentteki gimsaya bakın, bilen bilir zaten. Sabah 8 den akşam 10 a kadar eşek gibi çalıştırıyorlar. Verilen ücret askari! Gidin ostime bakın, çok üniversiteli var. Verilen ücret askari bile değil, günde 25 lira!

Bunların hesabını sormadan mezunlara tavsiye felan veremezsiniz. Sizin verdiklerinizde davula zurna olmaktan ileriye gitmez zaten. Önce bu ülkede oy kullanmamayı ve kimseye ihtiyacımız olmadığını anlayacaksınız. Biz kendimiz bir devletiz. Ama kaç kişi anlayacak ? İşte o konuda şüphe ediyorum maalesef.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Okulu bitirmeden önce, hemen bitmesini istiyorsunuz. Sizden önce bitirenler boş geziyorlar, belki ben bulurum bir iş diye umut ederek devam ediyorsunuz.</p>
<p>Önce insan birşey anlamıyor, yaz tatili gibi geliyor temmuz, ağustos ayları. Ama kışın gelmesi ve herkesin bir şeyler peşinde koşması ile birlikte sizde de önemli psikolojik değişimler başlıyor. Artık öğrenci değilsiniz, artık çocuk değilsiniz, artık hayata atılmış bir bireysiniz. O güne kadar öğrencisiniz diye size aktarılmayan birçok ailevi sorunu artık yaşamaya başlıyorsunuz. Çevrenizdekilerin size olan tölerans sınırı da artık yavaş yavaş düşüyor. Günler birbirini kovalıyor.</p>
<p>Bankacılık sınavları, polis olsammı fikirleri, sözleşmesli işler, marketlerde kasiyerlik tecrübeleri, hatta ostimde(ankara) amele işleri bile yapıyorsunuz zamanla. O üniversitede derslerine iyi çalışan, sabaha kadar sayfaları ezberleyen o genç, o hayalleri olan genç gitmiş yerine hayatın gerçeklerini yaşayan genç kalmış oluyor. O size verilen hukuk, mesleki eğitim v.b. artık kafanızda önemsiz şeyler olarak beliriyor. Yıldızların gökyüzünde parlaması gibi bir yanıp bir sönüyorlar kafanızın içinde. Devlet memuru olma hayallerinizi Türkiyenin önceden en güvenilir kurumlarından olan kurumlar yıkıyorlar. Artık “hiçbirşey” olduğunuzu düşünmeye başlıyorsunuz.</p>
<p>İnternette cv hazırlama sitelerine bakmak veya google a “işsiz üniversite mezunları” yazdığınızda gelen şu yazı sizi daha da sinirlendiriyor.<br />
<a href="http://www.tumgazeteler.com/?a=870688" rel="nofollow">http://www.tumgazeteler.com/?a=870688</a> sitesinde olan yazı kafanızı bozmaya kesinllikle aday bir yazı. Hangi ülkede olmuş bu araştırma? `Üniversite mezunu işsizler tembellik yapıp iş tekliflerini geri çeviriyorlar…” Kim geri çeviriyormuş? Ben ameleliğe bile arkadaş torpili ile girerken hangi işi geri çevirebileceğim? Hadi ben Ankara üniversitesinden mezun oldum. Orada Anadolu üniversitelerinden mezun olanlar var. Onların esamesi bile okunmuyor maalesef iş çevrelerinde. Biz mi enayiğiz, bu adamlar mı akıllılar?</p>
<p>Tuzu kuru olanların ötmesi kolay tabiki. Bir yol ile iş bulmuş arkadaşınız bile sizi beğenmemeye başlıyor zamanla. Çıkrıkçılar yokuşundan bile alışveriş yapmak için bir hafta dışarıya çıkamıyorum , param olmadığı için. Concon şeyler ile uğraşıyor ülkemiz. Bizim derdimizden anlayan yok.</p>
<p>Hiçbir siyasi görüşüm yok. Siyasi olarak anarşist fikirliyim bile diyebilirim. İstanbul a 3. köprü yapılması düşünülüyor. Bakıyorum eylemcilerin hepsi sol görüşlü kişiler. Pelin batu adlı mavi gözlü kızda en önlerde her eylemde olduğu gibi. İstanbulun trafik durumu içler acısı. İlk köprü yapılırken de bağırdılar.Şimdi de bağırıyorlar. Nereden gideceksiniz kardeşim yarın öbür gün? Bunlar ile uğraşıyor ülkemiz. Herşeyde bağırıp eylem yapmalar. Ben Atatürkçüyüm diyerek Çankayada lüks evlerinin balkonunda viski eşliğinde ülke kurtarmalar. Diğer tarafta gökçek denen adamın ankaranın anasını ağlatması yıllardan beridir. Üniversite gençliğine yaşama hakkı vermiyorlar. Her yerde en kötü yemek 5 lira idi bizim öğrenciliğimizde. 300 lira eder aya vurduğun zaman.(Günde iki kere yediğinizi düşünün en azından)Öğrenciye veriyorsun 200 lira burs veya harç aynı miktar zaten.Öğrencilik bitti, bütün sosyal imkanların bitti hadi git 10 milyar kredi borcunu öde. Askere git 9-12 ay tek tip şekilde. Ben hayatımı sınavlar ile geçirirken, orada kahvede pişpirik oynayan adamlar ile aynı hakka sahip oluyorum. Buna itiraz ettiğim zaman da vatan haini yaptası yiyiyoruz. Benim aileme kim bakacak 12 ay boyunca? Kim benim asker harçlığımı düşünecek? Kim benim o sürede bulabileceğim hayatımın fırsatlarınının telafisini verecek? Ben bu şartlar içinde yaşamak için mi 16 sene öğrencilik hayatı yaşadım? Beni neden eğitti ailem. Ülkem ne verdi ki bana? Hiçbirşey.Benden ama hayatımı istiyor karşılığında.</p>
<p>Bizim kpss de hakkımız yendi, bizi referandum işine alet ettiler, referandum bitti herkes sustu. İşsizlik hat safhada, ülkemizde zenginlerin sayısı artmış, ne yapayım ben birkaç daha kodaman artmış ise. Gidin Batıkentteki gimsaya bakın, bilen bilir zaten. Sabah 8 den akşam 10 a kadar eşek gibi çalıştırıyorlar. Verilen ücret askari! Gidin ostime bakın, çok üniversiteli var. Verilen ücret askari bile değil, günde 25 lira!</p>
<p>Bunların hesabını sormadan mezunlara tavsiye felan veremezsiniz. Sizin verdiklerinizde davula zurna olmaktan ileriye gitmez zaten. Önce bu ülkede oy kullanmamayı ve kimseye ihtiyacımız olmadığını anlayacaksınız. Biz kendimiz bir devletiz. Ama kaç kişi anlayacak ? İşte o konuda şüphe ediyorum maalesef.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: okitay</title>
		<link>http://www.lavinya.net/blog/2008/05/09/turkiyede-issizligin-boyutlari/#comment-838</link>
		<dc:creator>okitay</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2008 18:10:50 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.lavinya.net/blog/?p=100#comment-838</guid>
		<description>Gizli işsizlik:Belli bir üretim sektöründe istihdam edilenlerden bir kısmının faaliyetten çekilmesi durumunda üretim hacminde bir daralma sonucu meydana gelme sonucu görülen işsizliktir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Gizli işsizlik:Belli bir üretim sektöründe istihdam edilenlerden bir kısmının faaliyetten çekilmesi durumunda üretim hacminde bir daralma sonucu meydana gelme sonucu görülen işsizliktir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: adem</title>
		<link>http://www.lavinya.net/blog/2008/05/09/turkiyede-issizligin-boyutlari/#comment-794</link>
		<dc:creator>adem</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Jul 2008 07:21:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.lavinya.net/blog/?p=100#comment-794</guid>
		<description>Katiplik... :) Bakırköy Adliyesinde 70 kişi alınacaktı başvuru sayısı 2000 kpss ye 1 milyon küsür kişi girmiş... Aralarında kimler yok ki. Öğretmen, mühendis, fizikçi, kimyacı daha neler neler... Artık kimseye güven yok herkes devlete kapağı atmanın peşinde...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Katiplik&#8230; <img src='http://www.lavinya.net/blog/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Bakırköy Adliyesinde 70 kişi alınacaktı başvuru sayısı 2000 kpss ye 1 milyon küsür kişi girmiş&#8230; Aralarında kimler yok ki. Öğretmen, mühendis, fizikçi, kimyacı daha neler neler&#8230; Artık kimseye güven yok herkes devlete kapağı atmanın peşinde&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

