Ekim 27th, 2006
Sevgiliden ayrılmak
Onunla ilk tanıştığım zaman … Ortaokula gidiyordum henüz 14 yasındaydım. Onun yaşını ise hiç sormayın ! Göz göre göre kendimi ateşe attığımı sonradan anladım. Herkes bu beraberlik için yaşımın çok küçük olduğunu söylüyordu. Aslında hiç bir zaman yaşın uygunluğu söz konusu olamaz böyle bir ilişkide. İlk önceleri sadece yakın arkadaşlarımla paylaştım küçük sırrımı. Sadece gönül eğlendiriyordum onunla. Ne kadar da aptalmışım ? Aileme anlatamazdım. Reddedileceğini peşinen biliyordum. Başlangıçta tenha yerlerde çok seyrek buluşuyorduk. Daha sonra buluşmalarımız sayısı gittikçe arttı. Ok Yaydan çıkmıştı bir kere. Evet onu seviyordum. Aklımda hep aynı düşünce vardı; “ Onun tutsağı değilim ve istediğim zaman terk edebilirim.” Ne kadarda akılsızmışım. En sonunda olan oldu. Bir gece annem bizi yatakta yakaladı. Kızmadı, bağırmadı sadece kısa bir nasihat çekti. Beraber olmamızı yasak etmenin mümkün olmayacağını acı acı anlattım.
Aradan seneler geçti, ama gittikçe birbirimize bağlandık. Daha doğrusu ben ona bağlandım. Tahmin edebileceğiniz gibi onun umurunda bile değildim. Aradan gecen yıllarda kaybeden taraf hep ben oldum. O bana sahte mutluluklar verdi sadece. Bense her şeyimi … Onun için kavga ettim, onun yüzünden çok hastalandım. Önce onu sevmeyi öğrendim sonra da nefret etmeyi. Beraber olmayı istemediğim anlarda bile, yanımda olmaya devam ediyor. Ne yalan söyleyeyim : bazen ben de isteyerek onun peşinden koşup sokak sokak aradıktan sonra hasretle yeniden buluşuyorduk. İrademi yerle bir etti. Ailemle, yakınlarımla arama girdi. Arkadaşlarımın çoğu da ondan nefret etti. Hatta ben bile tiksindim bazen, bedenime ve ruhuma sinen kokusundan. Dudaklarımın her dokunuşunda ben ondan o benden bir şeyler çalıyordu. O her seferinde yeniliyordu kendini, bense gittikçe kötüleşiyordum. Buna rağmen bir turlu terk edemedim.
Aslında çok defa denedim ayrılmayı, hepsinde de dönüşüm bir öncekinden güçlü oldu. Yokluğunda hasretiyle kıvrandım, bu ayrılığa alışmaya çalıştım, ama asla aklımdan çıkmadı. Tırnaklarımı yedim, yetmedi; kuruyemişe başladım, ayrılık kilo aldırdı. Hatta inanmazsınız ama, su anda bile yanı başımda. Ama yinede hepinizin önünde yemin ediyorum ve söz veriyorum : “ Ya o beni bırakacak, ya ben o sigarayı!…
( Şimdi, Lütfen Bir Kez Daha Okuyun )
Ekim 21st, 2006
Web Kategorisinde
bugfixed tarafından
Microsoft firması internet explorer yazılımının stable final sürümünü yayınladı.
Özellikler:
Sekmeli Surf
Sekmeli tarama özelliği
RSS Desteği
RSS dosyalarını otomatik olarak görmesi ve görüntülemesi(Kayıt olmadan) Firefox’tan iyi bir özelliği denebilir. Çünkü Firefox RSS dosyalarını XML olarak algılamaktaydı.
Hızlı Arama Çubuğu
Internet Explorer’ın Vista arayüzüne yorumlanmış değişik bir şekille gelen Hızlı Arama Çubuğu ilk kurulumda MSN Search ile geliyor..
….
More
Ekim 19th, 2006
Diger Kategorisinde
sinan tarafından
ABD’de yapılan bir araştırma, internet bağımlılığının alkolizm kadar yaygın bir hastalık olduğunu ortaya çıkardı. California eyaletinin Silikon Vadisi’ndeki Stanford Tıp Fakültesi’nde yapılan araştırmada, 8 Amerikan vatandaşından 1′inin internet bağımlılığı bulunduğu belirlendi. Araştırmanın en olumsuz kısmı, kimi internet bağımlılarının, alkoliklerin içkinin arkasına saklanmaları gibi bazı sorunların çözümünde internette sörf yapmaya veya hemen online olmaya çalışmaları olarak yorumlandı. More
Ekim 16th, 2006
Diger,
Şiir Kategorisinde
karanfil_ tarafından
ve gece biterken
kakan eller,
öne düşen başlar olur.
Akılda söylenesi onlarca söz,
boğaza düğüm olur da
gecemez iki dudak arasından.
Son kez kalkan bakışlar
her dilde ancak tek bir kelimeye denk düşer
“veda”
elveda ey dost
sanada elveda…
Ekim 14th, 2006
Şiir Kategorisinde
yaskaman tarafından
öğlen vakitlerime ay doğdu benim
sustum..
koştum sonra yorulana dek
bir tek ben vardım kaldırım çizgilerinin üzerine basan
yorulduğumu biliyordum
mola vakitlerim bile kaçtığındandı belki
sevmeye vakit ayıramayışlarım
ya ben sevemedim aşkları
ya aşklar sahte geldi bana
hep aynı mevsimi yaşadım
ve bıkmadım sonbaharlarından ilişkilerin
adıma yaraşan tek mevsim herhalde sonbahar…
Ekim 12th, 2006
Şiir Kategorisinde
karanfil_ tarafından
Aydınlıklardan karanlıklara çalarken gün
ve gece kaçırırken her saniyesinde bir parça ışık günden…
Ellerini bulamamaktan korktu ellerim en çok,
ve gözlerindeki yıldızlara bakamadan
bitirmekten geceyi gözlerim..
Bir senin gölgeni aradım gölgemin yanında
sokak lambalarının vurduğu loş kaldırımlarda.
En çok sensizlikten içime dolan hiçlik ağlattı beni,
ve en büyük yakarışlar koptu yüreğimden
arayışlarda seni.
Bir seni hatta hep seni, bilmeni diledi,
yalvarışlarda açılan ellerim
yüce Hak’tan seni.
Ekim 5th, 2006
Şiir Kategorisinde
sinan tarafından
Sesinde ne var biliyor musun
Bir bahçenin ortası var
Mavi ipek kış çiçeği
Sigara içmek için
Üst kata çıkıyorsun
More
Ekim 4th, 2006
Şiir Kategorisinde
karanfil_ tarafından
Gülüşler…
Gülüşlerin ışıldıyor ilk zihnimde
adını her fısıldadığımda.
Yüreğimin ucunda sıyrılıp dudaklarıma takılan iki hece
dikiveriyor bakışlarını yüzüme.
Kapadıkça gözlerimi kurtulmak adına daha bir belirginleşiyor suretin.
Sonra gidişler…
More
Ekim 2nd, 2006
Şiir Kategorisinde
yaskaman tarafından
geliyormuşum;
pencerelerde yaz
ve bileklerimde bayat bir intihar
‘oysa ölünecek bir şey yokmuş,
gidince sen,
yaşanacak bir şey olmadığı kadar’
….
More