HAYAT TRENİ
Gecenin karanlığında bir çocuk ağlar,
Kalkar trenim Haydarpaşa’dan.
Seksen yedinin baharında
Düşer yollara…
Mayısın güneşiyle yıkanırken demir ağlar
Ayrılır o sıcak, şefkatli gardan,
Vurur kendini sahipsiz raylara.
Güneş yüzü görmemiş gözlerim henüz
Ayrılırken Ben İstanbul’dan.
Peşim sıra gelmemiş tanıdık hiçbir yüz,
Haberi yok kimsenin bu masum çocuktan.
Tek başıma çıktığım bu yolculukta
Vagonlar eklenmiş bir bir ardıma.
Artarak, katlanarak gelmişiz bu günlere,
İz bırakmışız geçtiğimiz şehirlere, köylere.
Gün gelmiş yorulmuşuz, vermişiz mola
Türküler söylemişiz el ele, kol kola.
Karanfiller dökmüşüz sahipsiz raylara,
Şiirler yazmışız umut dolu yarınlara.
El sallamış çocuklar parıldayan gözlerle
Yol kenarında beklerken, yarışmışlar bizlerle.
Kucaklarken onları bir tutam sevgiyle,
Uğurlanmışız unutulan, verilmiş sözlerle.
Sallanmış arkamızdan siyah mendiller
Soruyorum şimdi!!!
Sahipleri hani neredeler?
Sönse de ardımızdaki o aydın gözler,
Aydınlatır geceyi
Yaktığımız mavi kandiller.
Hatıralar kalmış bak ardımızda,
Bir de sallanan sahipsiz siyah mendiller.
Eskittiğimiz yollar hala hatırımızda,
Sönmez asla yaktığımız mavi kandiller.
Yıllardır yol alan bu hayat treni,
Gün gelecek duracak son istasyonda.
Kalmasa da ardında hiçbir seveni
Bekleyecek herkesi sonsuz karanlıkta.
Gecenin karanlığında bir çocuk ağlar,
Bekler trenim o meçhul,
Son istasyonda…
H.Ç.
21.07.06


Sanal Çöplük » Blog Archive » HAYAT TRENİ yazdı:
[...] Original post by celikhalit8 and software by Elliott Back [...]
Eylül 21st, 2006 at 19:54